Hayatta öyle bir duygu vardır ki, içimizi hem ısıtır hem de acıtır: özlem. Sevdiğimiz birini düşündüğümüzde kalbimizin derinliklerinde ince ince büyüyen, yokluğunda her şeyin eksik kaldığını hissettiren o duygu… İşte özlem çiçeği, tam da bu hissin çiçeklerdeki karşılığıdır. Toprağın üstünde açan narin yapraklarında, kalbimizdeki bekleyişi ve kavuşma hayalini taşır.

Onu gördüğümüzde aklımıza hep bir yüz, gülüş ve ses gelir. Uzakta olan bir an bile göremediğimiz ama kalbimizden hiçbir zaman çıkmayan o kişi… Yani özlem çiçeği, yanınızda olmayan ama kalbinizde hep yaşayan birini hatırlatır. Özlem çiçeği, tam da bu duygunun sembolüdür. Duru güzelliğiyle bize hatırlatır: Sevgi, mesafelerle ölçülmez kalbin attığı her yerde yaşar.

Birini düşünüp, özlerken gözlerimiz dalar ya hani, işte özlem çiçeği o dalıp gitmenin çiçekleşmiş halidir. Sanki rüzgarın hafifçe dokunduğu yaprakları, bize fısıldar: “Sabret… Özlediğinle kavuşacağın gün, bu çiçek yeniden açacak.”

Sade ve narin görünümüyle aslında çok şey anlatır: Bekleyişi, hasreti, kavuşma hayalini… Kısacası, özlem çiçeği yalnızca bir bitki değildir; sevdiklerimize giden yolun görünmez işaretidir. Onu görmek, özlemi sevmeyi öğrenmektir. Çünkü özlemek, aslında en derin bağın kanıtıdır.